Red Lollipop valkili harikalar kumpanyası: tatil valkisi^^ Red Lollipop

31 Temmuz 2014 Perşembe

tatil valkisi^^




heleloy minik balkabaklarım^^...herkesler gibi valkicik de tatildeydi...gitti gezdi gördü ve sizler için faydalı olabileceğini düşündüğü yorum ve önerileri ile bi tatilde ne yaptım postu hazırlamaya karar verdi ihihi^^...bu kez tatil için memleketimizin bi köşesini değil de son zamanlarda çokça popüler olan yunan adalarını seçtik...genelde tatilde nereye gideceğimize ben karar veriyorum...bu seferde öyle oldu ama tatil seçerken kriterlerim biraz saçma benim diğer konularda da olduğu gibi^^...öncelikli olarak deniz güneş kum gelmiyor benim için çünkü tam bi vampirim...çok beyaz tenli olduğum için denize girmek benim için keyiften çok işkenceye dönüşüyor...on kat koruyucu krem sürüyorum gölgesiz oturamıyorum falan filan yani astarı yüzünü geçiyor hesabı...bi de tatilde yemek mevzusu çok önemli benim için...ben akdeniz usulü beslenen bi canlıyım ehehe...sebzesiz salatasız meyvesiz ölürüm resmen...geçen kış gittiğimiz amsterdam tatilinde içimde resmen waffle ağacı çıkıcaktı başka bişey yiyemediğim için...neyse bunca lagalugadan çıkan sonuç şu ki hem kocacık için deniz. hem benim için gezme, hem güzel yemek hem uygun fiyat hem yurtdışı tatili olsun dedim...çıkan sonuç yunan adaları oldu...işte size valkinin gözünden rodos,mikanos,santorini ve sakız adası^^



biz ets turun gemi ile 4 gün 3 gece çeşmeden hareketli yunan adaları turunu satın aldık...ilk durağımız rodos,ikinci durağımız bir gece konakladığımız mikanos üçüncü ve son durağımız ise santoriniydi...merak edenler için biz schengen vizesi almayı tercih ettik çünkü yunanistanın 6 ay gibi uzun süreler vize verdiğini duymuştuk...fakat öyle olmadı sadece 2 aylık vize alabildik neyse ona da şükür dedik ehehe...gemi turunda sabah-öğle ve akşam yemekleri açık büfe sınırsız,kamaralar küçük ama temiz,gemi 4 yıldızlı bi otel standardındaydı...vize dahil bize iki kişi yaklaşık 2,5 milyara maloldu...ben ilk kez bi gemi turuna çıktım...açıkcası beklediğimden çok daha iyiydi...gemideki yemekler beni şaşırtacak düzeyde iyiydi (her ne kadar son günlere doğru azcık savsaklasalar da ehehe)...su hariç tüm içeceklerin yemekte paralı olması biraz can sıkıcıydı...bi kadeh şarap 4.75 yuroydu yani^^...en çok duştan korkuodum ama valla 7/24 sıcak suyun olduğu ve saçlarımı keçeleştiremeyen bi su ile karşılaştım...en çok çuvalladığım nokta gemide havanın adalara göre çok daha serin ve rüzgarlı olması noktasıydı...siz siz olun mutlaka yanınıza bi kaç tane sweat shirt,hoodie filan alın gemi turuna çıkacaksanız^^...oy ne uzun girizgah oldu bi türlü rodosa gelemedim...(ha bu arada gemiden nereye kaçta indik kaçta bindik gibi detayları paylaşamıcam vallahi de hatırlamıyorum çünküm ehehe^^)...işte şimdi geldik rodostayız^^




açıkcası belki efektif gezemediğimizden belki renklerinden belki aurasından rodos beni en az içine çeken ada oldu...daha çok orta çağa ait eserleri ile meşhur olan rodos biraz gri bi ada...azcık hüzünlü gibi böle...taş toprak kale görmek istiyorsanız fotoğrafa meraklıysanız filan ilginizi çekebilir...ama baya büyük bir ada olduğu için bi günde neyi ne kadar görebilirsiniz bilemiyorum...bi de araba şart bu adada çünkü nerdeyse istanbul kadar var^^...biz çok üstün körü gezdik...peki plaj yok mu var elbette...biz çoook meşhur lindos plajına gidelim dedik demez olaydık...1.5 saatlik otobüs yolculuğu sonrası plaja eşşeklerle gidilebildiğini görüp şöleee bi tepeden baktık...belki başka bi yolu da vardı filan ama arabamız olmadığı için geri dönme sorunu filan yüzünden sadece o bölgeyi gezip plaja inmeden geri döndük bu da bize araştırmadan bi işlere kalkışmamak gerektiği konusunda kapak oldu ehehe^^...sevgili kocacım tabe bol bol foto çekti (ki bu postta paylaştığım tüm fotolar kendisinin objektifinden) sanırım rodosun tadını en çok o çıkardı^^...ben de 3 yuroya aşırı cici kelepir bi terlik aldım rodostan aklımda bi tek onlar kaldı ihihi^^



bu da benim rodos hatıram ehehe...papağandan korkan valkinin yine de azimle poz vermesi^^...sonradan korktuğum kadar varmış dedim çünkü gerçekten gagalıyolarmış^^...karper peynirinden hallice rengime de dikkatinizi çekmek istiyorum bu fotoda ehehe...rodosun özeti ise yani gitmeseniz de olur ama gitseniz de bişey kaybetmezsiniz şeklinde benim açımdan^^



geldik benim kesinlikle açık ara favroim olan ikinci durağımız olan mikanosa...beni burda bırakın ya valla...herşeyiyle harika...denizse deniz...yemekse yemek...eğlenceyse eğlence...tek olmayan şey yeşillik o da olsaymış zaten yıkılırmış ehehe...bi gece konakladığımız tek ada bu olduğu için bu sefer araba kiraladık gezerken...çok da rahat ettik bu yüzden...meşhur mikanos plajlarına yürüyerek gitme şansınız yok çünkü...scooter ve atv seçenekleri de var ama o sıcakta ve çılgın mikanos yokuşlarında pek konforlu olduğunu söleyemiciim^^...mikanos malumunuz her türlü cinsel tercihe sahip insanların bir arada bulunduğu hatta çıplaklar plajı ile de meşhur olmuş bi tatil beldesi...ben bu konuda oldukça geniş görüşlü olduğum için hiç mi hiç rahatsız olmadım diyebilirim...ha çoluğumla çocuğumla gidicem ortam nası derseniz...yahu başka yer mi kalmadı gitmeyin mikanostan da geri duruverin derim...darılmaca gücenmece yok ama ahlak kavramınızın size göre bazı kriterleri varsa lütfen zaten dünyada bi kaç yerde rahatça yaşayabilen insanların olduğu yerleri es geçin kendi ahlak kaygılarınızla onları da kendinizi de huzursuz etmeyin derim...zaten bu durum yüzünden oldukça azalmışlar millet maymuna çekirdek atar gibi izlemeye geldiği için...neyse efenim mikanosa devam edicek olursak pahalılığından bahsetmemek olmaz tabe^^...rodosa göre direk 2 katına çıkıyor hemen fiyatlar burda...hediyelik işini filan rodosta halledin derim ehehe^^



beachlerin en güzel ve en meşhurlarından biri çılgın eğlenceleri ile de meşhur olan super paradise beach...size burayla ilgili tek kelime söleyebilirim ki o da ohaaaaa...neye niçin oha çünkü bizim ülkemizdeki bunun beşte biri etmeyen beachlerle arasındaki hizmet ve kalite anlayışı ile fiyat-performans oranı o kadar farklı ki...dünya güzeli beache geliosun masasına oturuosun...ne gelen var ne giden ne sen kimsin bacım diyen...denizine gir duşunu al masada hala otur tek kuruş ödeme bi de üzerine free wi-fi kullan^^...haaa şezlong ve şemsiye mi istedin ver 12 yuroyu gün boyu takıl...hala ne yiyon ne içion diyen yok...üstüne beach partide manyaklar gibi dans et,dansçıları izle,gene beş kuruş verme...şaka gibi değil mi sizce de?...ben bunu gördükten sonra valla alaçatıda filan sadece hava parası diye onca giriş ücreti alan beachlere uğramama kararı aldım...resmen soygunculuk yaptıkları neyse bak aklıma geldi sinirlendim gene ehehe^^...özetle mikanos gene gidilecek ve en az 3-4 gün kalınacak yerler arasında çoktan yerini aldı bizim aile için...ve pek tabiki size de şiddetle tavsiye ediyorum minik  balkabaklarım^^



mikanos geceleri de çok ama çok hareketli tabeki...gündüz başlayan beach partiler gece daha da hızlanarak devam ediyo...meraklısına tabe ehehe...biz parti yerine güzel bi balık ziyafeti çekmeyi tercih ettik ve en iyisi dedikleri nikonun yerini seçtik...kime sorsanız göstereceği mikanosun merkezinde bi yer niko's taverna...buharda midye ve levrek belki de yediklerimin en iyisiydi o kadar söliim...fiyatlar gene istanbuldaki balık restoranlarına göre ucuz mikanosa göre normal standartlardaydı diyebilirim...illa niko's olmasına gerek yok ama mutlaka mikanosta deniz ürünlerinin tadına bakın...kesinlikle pişman olmucaksınız^^



veee gemi turumuzun son durağı olan manzara aşıklarının ve romantiklerin favorisi olacağına inandığım santoriniye geldi sıra...volkanik bi patlama sonucu oluşan bi ada olduğundan kumsalı siyah kumlu ve oldukça küçük olan bu adada deniz tatilini çok düşünmeyin derim ha illa denize gircem derseniz gene araba kiralamanız şart onu da ekliim...bu adada alıcaksın sevgilini eşini gün batımında şarabını yudumluycaksın olayı o yani^^...santorininin merkezi resmen dağın başında ehehe...bu yönüyle bana eski mardini çağrıştırdı...gemiyle yanaştıktan sonra adanın merkezine teleferikle çıkıosunuz ki yükseklik korkunuz varsa biraz acı verici olabilir bu durum valki uyarmadı demeyin ehehe...ada mavi ve beyazın vals yaptığı inanılmaz güzel korunmuş bi dokuya sahip...merkezi dışında çok gezilen ve meşhur mavi kubbelerin bulunduğu oia şehrine mutlaka gidin derim...zaten sürekli otobüsler var ve sadece 10 dk filan sürüyor gitmek...burdaki muhteşem manzaralı evlere ve otellere hayran kalmamak elde değil...zaten pek çok holivud ünlüsünün filan evi varmış burda...hiç şaşırmadım ehehe...dayanamadık baktık bi gecesi 5-10 milyar filan otellerin o derece^^



burda pozu olmayanı dövüolarmış dediler biz de verdik gitti ehehe...şansımıza deli gibi rüzgar vardı...akşam üşüdük bile diyebilirim ama normalde adalar arasında en sıcak olan santoriniymiş...santorini ile ilgili size verebileceğim diğer bi detay da inanılmaz güzel sanat galerilerinin olması...fotoğraf çekmek yasak olduğu için tek kare çekemedik ama inanın inanılmaz güzel eserler var hepsinde...ve yine girip gezmek bedava...buralarda bi sanat galerisine girsen önce yüz kere süzerler sen ne ayaksın derler...ya valla bizim aşmamız gereken tonla şey var yine anladımki...adamlar zihniyet olarak sanata sanatçıya görselliğe öyle aşık öyle alışık ki...biz de ise lüks marjinal bi o kadar uzak işte...sanatseverlerin mutlaka görmesi gereken bi ada diyor bu serzenişimi de böyle sonlandırıyorum ehehe^^




şu manzaraya ne denebilir bilmiyorum...yaşadığını hissediyor insan böyle güzellikler karşısında valla^^...gidin görün bi güncük de güneşi santorini de batırın derim...evlilik teklifi filan edecekseniz  ya da alacaksanız yani klişe olmuş burası için ama gene de bence denemeye değer unutulmaz bi mekan ehehe^^...kalbimizi santorinide bırakıp gemi turumuzu bitirip çeşmeye geri döndük 4.gün...sonraki iki gün alaçatıda kalıp madem vizemiz var neden sakız adasına gitmiyoruz diyerek ani bi kararla bi güncük sakız adasına gitmeye karar verdik...yaşasın aylaklık yahu^^



sakız adasına direk çeşmeden günübirlik sefer yapan turlar var...biz de onlardan birine atladık gittik...zaten hepi topu 45-50 dakikalık bi mesafe...şurası yahu ehehe^^...sakız adası resmen türkiyeden bi parça gibi...o kadar hem bizden hem de değil tabiki...pek bi özelliği en azından merkezinde yok...ama pek çok görülmeye değer köyü varmış biz gene arabasız olduğumuz için gidemedik tabi...özellikle pirgi mutlaka görülmeliymiş fotoğraf çekecekler için aklınızda bulunsun...yeme içme deli ucuz...gezdiğimiz bütün yunan adaları içinde en ucuzu sakız adasıydı kesinlikle...bi de taksi ile 6-8 yuro arası neredeyse köyler dışında yakın mesefe her yere gidebiliosunuz o da güzel bi olay...sakızlı zebilyon tane ürün var...mutlaka alınmalı denenmeli sakız seviyorsanız^^...hemen size otelde önereyim çünkü çok mennun kaldık...morning star oteli amerikaya göçüp sonra geri gelmiş çok tatlı bi ailenin işlettiği temiz ve sıcacık karşılandığınız bi otel...sakıza gitmeyi düşünüyorsanız booking.comdan bi bakın der valkicik^^



sakız adasıyla yunan adaları maceramızın da sonuna işte böyleee geldiiik^^...çok gezmeli koşturmalı bi tatil olduğu için baya yoruldum itiraf ediyorum...delice denize giremedim filan ama bunu dediğim gibi dert etmedim...makul fiyatlarla güzel iç açıcı mekanlar görmek istiyorsanız tam size göre derim yunan adaları...ada insanlarının rahatlığı,sieasta ruhu filan sizi sakinleştiriyor resmen ehehe...kısaca tembellik antidepresan etkisi yapıyor diyebilirim^^...hepinize şirin tatilleeeer...seneye başka bi tatil postunda görüşmek üzreee ^^

ps:tüm fotolar canım kocacım eren gürsoy'a aittir...çalmayın çırpmayın beni üzmeyin ehehe^^


                                                                   şirin kalın^^











6 yorum :

Sensee Cosplay dedi ki...

oooyy dağlar, canınıza değsin! hayatım boyunca yapamayacağım bir harikalığı başarmışsınız *-* Ben de gezmiş kadar oldum

valki eylem dedi ki...

çoook saol senseeem ya hakkaten cennet parçası yerler insan deliriyor :D

Sycorox dedi ki...

Oyyy merakla bekliyordum bu postu, sizinle gezdik valla :)

Bizim ülkemiz soyguncu ve gösteriş meraklısı, nefret ediyorum bu yüzden tatilciyi yerli, yabancı yolunacak kaz gibi görüyorlar.

Bende senin gibiyim, nefret ediyorum güneşten, resmen en yüksek faktörlü kremlerle şemsiye köşelerinde, gölgelerde geçiriyorum tatili. Geçen gittiğimde, dönünce aaa sen gitmedin mi demişlerdi eheheh :)


valki eylem dedi ki...

valla öyle sycocum inanılmaz bi kazıklama anlayışı var çok ama çok itici...ben de gayrı ada ada gezecem karar verdim bu tatil sonrası ehehe...ve yaşasııın vampirlikkk heyooo :D :* <3

Gece dedi ki...

Senin tur daha güzelmiş. Ben vizesiz tura gitmiştim sadece gemi de kalıyorsun. Gecelerini görmedikten sonra pek bir anlamlı gelmemişti.

valki eylem dedi ki...

evit bize de öle dediler ondan vize aldık bi parçada :D gemi de animasyonla çoluk çocukla gün geçmezdi zaten ya ehehe :D